RSS

Motosikletle TR-Gürcistan-Rusya-Ukrayna

18 Eyl

Honda CBF 500 motorum ile 27.08.2012 – 14.09.2012 tarihleri arasında 17 gün süren yarım Karadeniz turunu solo olarak aşağıdaki gibi tamamlayıp kazasız belasız eve döndüm.

ROTA: Adana – Giresun – Hopa/Sarp sınır kapısı – GÜRCİSTAN – RUSYA – UKRAYNA/Kırım – Zonguldak – Ankara – Adana : toplamda 4.700 km.

Photobucket

Önce kısa notlar:

- Tüm bu rotayı Pasaport ve Türk ehliyet / Ruhsat’ı ile yaptım. Başkaca hiçbir evrak istenmedi. Malum, bu 3 ülkeye de vize gerekmiyor.

- Sanırım motosikletin yarattığı sempati dolayısıyla gerek Türkiye-Gürcistan-Rusya-Ukrayna Gümrüklerinde ve gerekse ülke içlerinde Polis ile hiç bir sorun yaşamadığım gibi aksine hep güler yüzle karşılandım ve uğurlandım. Otoriterliği ile bilinen Rus polisinin sınır girişinde konrol ettiği arabanın arkasında sırada beni görünce ellerini iki yana açıp gülümseyerek “Oooo motorcycle, welcome spider man” diye seslenmesi beni rahatlattı.

- Güvenlik olarak hiçbir sorun yaşamadım. Kaldığım otellerde motoru güvenli yerlere aldılar. Zaten transit giderek bir gece gürcistan, iki gece Rusya ve 1 gece Ukrayna’da konaklayıp Kırım’a vardım.

- Benzin fiyatları yuvarlak hesap Rusya’da 1,5 TL. Gürcistan ve Ukrayna’da 2,5 TL. Bizdeki boğaz kesme işaretinin orada petrollerde depoyu doldur anlamına geldiğini öğrendim. O işareti yapmazsan “Ne kadar benzin alacaksan git kasaya parayı yatır sonra gel” diyorlar. (Tabi, Tarzanca konuşuyoruz.)

- Saat olarak Gürcistan ve Rusya/Kafkaslar bizden 1 saat ilerde, Ukrayna ile aynı.

- Hopa’da otelde 100 TL karşılığı 88 Gürcistan Larisi aldım.
Rusya’da 100 Dolar = 3.500 Ruble, Ukrayna’da 100 dolar = 880 Grivna. Kırım’a gidince 810 grivnaya kadar iniyor.

- İki kere ciddi köpek saldırısına uğradım, birisi Gürcistan Kazbeği dağlarındaki 14 km.lik meşhur bozuk yolda. Çoban köpeği ısırdı ama dizliğe rast geldi.
Diğeri de Rusya’da tek durdurulduğum Polis noktasındaki psikopat köpek tarafından. Polisin ve perdeleme yapan bir arabanın sayesinde bunu da ucuz atlattım.
Rusya ve Ukrayna’da çoğu benzin istasyonunda kapılanmış köpekler var. Bir müddet sonra geceleri mola vermek için İstasyonlarda durmaktan vazgeçtim.

- Otoyol’un yapılması Karadeniz’de turizm patlaması yaşatmış.Akşam geç gidildiğinde otellerde yer bulmak çok zor. Gürcistan’a kimlikle 1 TL ödeyerek geçiş yapılması ve orada benzinin bizden ucuz olması nedeniyle benzin ve ayrıca kumarhane turizmi de patlamış.

- Giresun yakınlarındaki Eğribel geçidinde başlayan yağmur Rusya’nın Vladikavkaz şehrine kadar kısa aralıklar haricinde hiç kesilmedi. Ondan sonra da tamamen güneşli günler gördüm. Geceleri biraz serin oluyordu ama yağmurluğum bunda da yardımcı oldu, hiç üşümedim.

- Bu seyahate de herzaman olduğu gibi hazırlıksız çıktım. Elimde sadece Gürcistan’ın kuzeyindeki sınır kapısı ile Rusya’nın Pitigorsk şehrine kadar ana yolları gösteren google map çıktısı A4 kağıdı vardı. Güvendiğim Sarp sınır kapımızdaki Turing ise “Gürcistan ve Rusya haritası kalmadı, Avrupa haritası verelim” dedi. Tabi sonradan Rusya ve Ukrayna’da haritalar aldım ama Kril alfabesi olduğundan zorlandım, defalarca yanlış yollara saptım ama sonunda “Rostov? Kriym?” diye sora sora elimdeki tek adres olan Kırım’daki otele vardım.

- Lisan problem olmasına rağmen işime geldi, molalardaki gereksiz sorulardan kurtuldum. İletişim kuramayınca en fazla işaretle motorun fiyatını sorup yaptığı hıza bakıp çekip gidiyorlardı.

- Daha sonra aynı güzergahı izlemek istiyebilecek arkadaşlara yardımcı olabilmek amacıyla, bazı konuları detaylı anlatmaya, kimi fiyatları vermeye çalıştım, biraz uzun olmuş olabilir.

Şimdi raporumuzu resimlerle destekleyelim:

Akşamdan eşyaları hazırlayıp 27 Ağustos sabahı yola çıktım. Tek çanta.

Photobucket

Otoyolda ilk mola

Photobucket

K.Maraş dağlarında salaş bir kamyon lokantasında yemek molası. Sac kavurması güzeldi.

Photobucket

Gece olup o an yorgunluk hissedince Sivas/Hafik ilçesinde yatmaya karar veriyorum

Photobucket

Ertesi sabah yola devam:

Photobucket

Giresuna yaklaşırken Eğribel geçidinden itibaren yağmur başladı, hava serinledi.
Nihayet Karadeniz göründü:

Photobucket

Hopa’dayım. Havanın açılacağına dair hiç işaret yok.

Photobucket

Ertesi gün kalkıp motoru çalıştırınca kornanın çalışmadığını görüyorum. Sanayi’de oto elektrikçisine gösteriyorum, ölçüm yapıp kornanın elden gittiğini söylüyor. Neyse büyük tesadüf o esnada oradan geçmekte olan eski motor tamircisini durduruyor ve evine gidip eski bir motordan söktüğü kornayı takıp ayarlıyor ve sorun çözülüyor:

Photobucket

Hopa’da bir gece daha kalıp ertesi sabah sarp sınır kapısına gelip müthiş araç ve yaya trafiğinin yarattığı kaos içinde 4 ayrı vezneden işlemleri yaptırıyorum, neyseki “motosiklete öncelik var” deyip polis beni sıranın en önüne gönderiyor, yoksa halim haraptı:

Gürcü tarafına geçiş son derece kolay, tek veznede güleryüzlü bir polis memuresi pasaport ve ruhsatı alıp 5 dakika içinde bir yandan sizinle ufak bir sohbet yaparken işlemleri bitiriyor ve yine güleryüzle Türkçe “Hoşgeldin” deyip yol veriyor. İşte bu ya.. Beklediğimiz sadece bu, ama bizim bürokrasi aslanlar gibi direniyor.

Gürcistan tarafındayım artık, yine yağmurdan fazla fotoğraf çekemedim:

Gürcistan’ın ünlü yol ineklerini çekmesek olmaz:

Yol kenarındaki evinin önünde çay içmekte olan bir aile beni de davet ediyor:

Yola devam:

Photobucket

Photobucket

Gece olunca ismini bilmediğim kasaba gibi bir yerleşim yerinde rastladığım yol kenarındaki bir motelde kalıyorum. 20 Lari. 10 Lari’ye de bol etli ve mantarlı ,ayrıca bana onaylattığı sosu da ilave ederek çok lezzetli bir sulu yemek yapıyor kadın. Kocası da garajdan kendi arabasını çıkarıp benim motoru koyup kapısını kapatıyor.

Ertesi sabah öce biraz Lari teminine çalışıp ismini bilmediğim bir yerleşim biriminde banka buluyorum ama tadilatta, kapalı. Orada bekleyen taksici halimden anlayarak beni taksisiyle bir döviz bürosuna götürüyor. Beni beklerken park parası da vermesine rağmen ısrarıma karşılık benden ücret almıyor.

Artık Rus sınırına doğru Kazbek dağlarına yaklaşıyorum,

Photobucket

Yağmur artınca bir durağa sığınıyorum. Öğlen olmuş, yandaki büfeden biraz salam dilimletip yarım pidenin arasına koyunca öğle yemeğini de başarıyla geçiştirmiş oluyorum:

Photobucket

Photobucket

Gürcistan’da son molam, burdan sonra sınıra kadar mola yeri yok:

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Geldik o meşhur 14 km.lik bozuk yolun başına. Bu daha düzgün hali:

Photobucket

Üç dört km. gittikten sonra ben yolla boğuşurken aniden iki tane bizim Sivas Kangal’a benzer köpeğin saldırısına uğruyorum. Bir tanesinin çenesini dizlikte hissediyorum. Büyük şans. Yoksa kelimenin tam anlamıyla dağ başındayız ve en yakın hastane 100 km. geride.Neyse sahibi yetişip köpekleri zorla uzaklaştırıyor. Bende Türkçe bağırıp çağırıp stres atıyorum. Bundan nasibini alan ikinci kişinin de bana yol kenarındaki kavanozları göstererek kendinin bal satıcısı ve köpeklerle ilgisi olmadığını anlatmaya çalıştığını birazdan farkediyorum.

Neyse, bir sigara içip sakinleşiyorum ama moralim biraz bozuluyor, zaten yağmur da tekrar başladı, fotoğraf da çekemiyorum. O zor yolu bitirip asfalta çıktığımda geliş yönünde yol kenarında Türk plakalı tır görünce duruyorum, bana “Akşam yaklaşıyor, fazla gecikme sınırda kuyruk var ” diyor.

Nitekim birazdan Gürcistan çıkış gümrüğünü yine tek veznede 5 dakika süren işlemle rahatca geçip Rus sınırına varınca müthiş bir kuyruk görüp şaşırıyorum. İnsanlar arabalarından inmiş ailece tur atıyor kenarda. Neyse, sağdan yavaş yavaş aralarından geçip kapıya kadar yaklaşıp, araçlar tampon tampona durduklarından bir otonun yanına motoru park edip bekliyorum. Birazdan hareket olunca arabadan sıraya girmek için izin istiyorum vermiyor ama arkasındaki Tır izin veriyor. İzin vermeyen Arabanın plakası Rus, arkaya dönüp izin veren tır’a bakıyorum Ermenistan plakalı. “Büyüksün baba” deyip bir sigara ikram ediyorum şöförüne.

Sınır az ilerde:

Photobucket

Fotoda görülen Rus plakalı gri polo araçtakiler “TR” etiketli plakamı görmüştü, beni girişteki polis’e şikayet etmişler sıra ihlali yapıyor diye ama polis hiç oralı olmadı, yazının başında anlattığım gibi “..welcome” çektikten sonra sıra bana gelince yine gülümseyerek “Türki?” diye sordu ve pasaportuma bile bakmadan yol verdi.

İçerde Pasaport gişesindeki memur “Mikro Migration” denilen belgeyi kendisi doldurdu ve giriş damgası vurduğu pasaportumun arasına koyup gülümsiyerek yol verdi. Motosiklet için gereken belgeyi de içerde yine sempatik memurenin yardımıyla doldurup dışardaki ikinci veznede bilgisayara kayıt yaptırıp yine bir nüshayı alarak ve çıkış kapısındaki polis’in de “Türki?” sorusuna baş sallayıp Rusya’ya memnuniyetle giriş yaptım.

Bu iki belgeyi Rusya’dan çıkış gümrüğünde geri alıyorlar.

Nihayet, ama beş rublesiz Rusya’dayım.
Kuzey Osetya’nın anayol üzerindeki Vladikafkaz şehrine geldim, Rusya saati ile 19:00 olmuş. Benzin azaldı, otele gidecek Ruble yok. Birisine Tarzanca döviz bürosu soruyorum tarif ediyor, bulamıyorum. Bütün tabelalar Rusca (Ya neyce olacaktı Hacı, Türkçe mi? ), büyükçe bir yer, kaybolma korkusu ile fazla dolanmadan işlek bir yol kenarında cep görüp giriyorum ve “Ne halt edeceğim şimdi” molası verip bir sigara tellendiriyorum.

Birazdan yanımda güler yüzlü bir genç beliriyor. Motoru inceliyor, biraz ingilizcesi var. Kendisi de Yamaha R1 sahibiymiş, yakın zamanda satılığa çıkarmış.
Durumumu anlayınca beni arabasıyla bankaya götürüyor ama kızlar dükkanı kapatıp çıkıyorlar. Elimiz boş geri dönüyoruz.
Bunun üzerine bana misafirlik teklif ediyor. Çocuğu güven verici olarak değerlendirip kabul ediyorum. Motoru gece de kalmak üzere tanıdığı yıkamacıya teslim ediyoruz.

Sonra yemek ısmarlamayı teklif ediyor ama bu kadarı ayıp olur deyip çay ve bisküit için ısrar ediyorum. Diğer arkadaşlarıyla beraber işlek bir yere gidiyoruz.

Photobucket

Yanımda oturan, beni misafir eden Kuzey Osetya’lı Ahshar. Sigara ve içki kullanmıyor. İnşaatlarda su ve kalorifer tesisatı işleri yapıyormuş. Arkadaşları da Elektrik ve boya ustalarıymış. Neyse, sağolsun varolsun Ahshar beni misafir ediyor, sabah kahvaltısını da hazırlayıp beni uyandırıyor.

Sabah pencereden bakınca bu manzara ile karşılaşıyorum, her taraf yeşil veya yavaştan sonbahar renklerine bürünüyor, ağaçlardan görünmeyen çocuk oyun parkı var:

Photobucket

Önce arabasıyla bir hayli dolaşıp döviz bozacak biryer arıyoruz, çünkü günlerden pazar sabahı. Nihayet yol kenarında bekleyen bir kadından 100 Dolar bozduruyorum. Kur’a filan baktığım yok artık. Sonra harita arıyoruz ama heryer kapalı tabi. Bana, “Marketi de olan büyük benzinliklerde bulabilirsin” diyor.Sonra gidip benim motoru yıkanmış olarak teslim alıyoruz. Gecelik park + yıkama ücreti 150 ruble. Yaklaşık 4,3 Dolar.

Solumdaki Ahshar, diğeri işyeri sahibi:

Photobucket

Sonra kendisinden beni 20 km. ilerdeki Beslan’a götürmesini rica ettim. Buralara kadar gelmişken 2004 yılında saldırıya uğrayan o ilkokulu görmek istedim. Kabul etti ve arabayla o önde motorla ben arkadan takip ederek gittik. Meğer o gün anma yıldönümüymüş, olağanüstü güvenlik tedbirleri alınmış.

Önce mezarlığa gittik ama 100 mt. kala yol polislerce kesilmiş ortaya seyyar elektronik kapılar konmuş. Arabalar, motor oraya parkedildi. Ahshar olmasa beni kesin almıyacaklardı. Çocuk Rusca çok dil döktü. Polis şefi, olmayacağını tahmin ederek ki yoktu, bana “Pasaport translate” dedi. Bende sınırda verdikleri iki belgeyi gösterdim, onları görünce razı oldu ama Ahsharla gelen yıkamacı adamı almadılar, kıyafeti uygun değil diye. Adamcağız Beslan’a gideceğimizi öğrenince eşorfman-terlik peşimize takılmıştı. Sonra aynı gerekçe ile okula da almadılar onu.

Yürüyerek mezarlığa gittik, Ruslar o saldırıda ölenlerin anısına yakışır bir mezarlık ve anıt yapmışlar. Ahshar’a “Fotoğraf çekebilir miyim” diye sordum “Evet” dedi ama baktım tedirgindi. Nitekim biz mezarlıkta yürümeye başladığımızda siyah takım elbiseli birisi de paralelden devamlı bize, özellikle bana bakarak takip etmeye başladı. Bir kare aldım, müdahale gelmeyince bir kaç tane daha çektim:

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Sonra olayın geçtiği okula gidip burda da polis kontrolünden geçip okulun bahçesine girdik:

Photobucket

Ölen ve çoğunluğu çocuk ile bir kısım okul personeli 385 kişinin her biri için mum yerleştirilmiş, akşam yakılacakmış:

Photobucket

Olayın yaşandığı sınıfı böyle bir kafes yapı içine almışlar:

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Buradan çıktıktan sonra Ahsar yolda bana yardımcı olsun diye beni “Driver’s God – Sürücülerin Tanrısı” denilen yere götürdü.

Driver’s God:

Photobucket

Photobucket

Tam burada fot.mak. pillerin şarjı bitti. Üstelik ilk defa yağmur dinmiş güneş yüzünü göstermiş. Daha bir haftalık yepyeni piller. Anlaşıldı, sürücülerin Tanrısı yardım kutusuna attığım 1 rublelik demir parayı az buldu.

Burada Ahshar ile vedalaşarak yola çıktım.
Herşey için tekrar çok teşekkür ederim Ahshar.

Sonraki yerleşim birimindeki merkezde Türkçe bilen bir Gürcü tesadüf geldi. Yolu sorduğumda ki o an Kafkasya’da ve Gürcü sınırından 100 km yol almışım;  “Şu yolu takip et hiç bırakma, seni Ukrayna’ya götürür” demesiyle devam edip ilerde bir harita bulup aldım. Gece olup hava serinleyince bir benzinlikte sigara içerken pompayla başedemiyen bir müşteriye bakmak için dışarı çıkan kadın görevliye otel sorup onun 3km. ötede var demesiyle (Tabi, unutmayalım hep Tarzanca) o gece orada kaldım. Hediyesi 2.000 Ruble, yaklaşık 57 Dolar. Lüks sayılabilecek bir yerdi. Motoru da güvenli bir yere aldılar. Odaya geçip hemen Fot.Mak ve cep tel şarj işlemlerini başlatıp duştan sonra uzanıp naklen İngiliz maçı seyrettim.

Ertesi sabah Poctob diye yazan yerin Ukrayna sınırına yakın Rostov olduğunu öğrenince artık “Poctob” tabelalarını takibe başlayıp, tabela olmayan yerlerde de “Rostov?” diye sora sora ulaştım. Ancak karayolu Rostov’un içinden geçiyor ve müthiş yığılma var. Motor olmanın avantajlarını kullanıp aralardan geçmeme rağmen burayı terk edene kadar sıkıntı çekip terden sırılsıklam oldum. Çılgın trafik.

Photobucket

Sonra devam ederken aniden asfalt yolun kapatılmış olduğu bir noktaya gelip şaşkınlıkla durdum. Geçecek bir yer yok, birazdan karşıdan yürüyerek iki asker geldi ve işaretle az geriden sağa sapmam gerektiğini ifade ettiler. Öyle yapıp döner dönmez bekleyen Türk plakalı Tırlar gördüm:

Photobucket

Yanlarına gidip “burası neresi” diye sorup “Rusya – Ukrayna sınırı” cevabını alınca şaşırdım çünkü benim hesaba göre daha 50 km. vardı sınıra. “Sen git, motorlara beklemek yok” deyince gittim ama kafam karmakarışık olmuştu, kendimi o an Ukrayna gümrüğünde zannetmeye başladım. Yine motor için verdikleri forumu doldururken “Bunların formları birbirinin aynıymış” deyip “Enter” kutucuğunu işaretleyip götürdüm, tabi formu battal etmişim. Polis yenisini verip “Exıt” yazan yeri gösterince kendime geldim: Burası daha Rusya çıkış kapısı yahu. Neyse işlemleri beklerken baktım Motorun yanına bir polis uyuşturucu köpeğini getirmiş. Köpek şöyle bir yalanıp “Gidelim sahip, burada bize ekmek yok” ifadesi takındı. Sonradan öğrendim, Ukrayna Ruslar için tatil yeriymiş ve uyuşturucu götürenler oluyormuş. Gerek Rusya gerekse Ukrayna gümrükleri fazla kalabalık değildi ve işlemler 10’ar dakikada bitip son çıkış kapısından Ukrayna topraklarına gazladım.

Ukraynaki ilk fotolar, bundan sonra epey bir müddet yol ıssız ve yine beş ukrayna parasız yollardayım:

Photobucket

Photobucket

Alttaki tabelayı görünce nedense aklıma “Shaktar Donetsk futbol takımı ve Türkiye’de çalışmış olan antrenörü Lucescu” geliyor.

Photobucket

Yolda ilk yerleşim biriminde gördüğüm petrole girip genç görevliye döviz bürosu soruyorum. O esnada benzin almak için gelmiş arkadaşına söylüyor, o da “motorla beni takip et” işareti yaparak başka bir petroldeki döviz bürosuna götürüyor. 100 Dolar karşılığı 880 grivna veriyorlar, paranın ismini de öğreniyorum böylece.

Yandaki süpermarketten harita da alıp çocuğa teşekkür ederek yola devam ediyor ve sora sora en sonunda hedefim olan Kırım/Bahçesaray’daki Dilara Hanım Oteline varıyorum. Daha doğrusu Bahçesaray girişindeki kavşağa gelip ne yöne gideceğimi bilemeyince otele telefon açıyorum, sahibesi Türkçe biliyor. “Dolmuşa bin gel” diyor. Motorla olduğumu söyleyince şaşırıyor, habersiz gitmişim, inanası gelmiyor. O esnada az ilerimde duran üç genç biraz Türkçe biliyorlarmış onlar da ilgilenip kız olanı Dilara hanım’a telefon açtı ve birazdan bir taksi gelip bana yol göstererek otele varıyoruz. Böylece yolculuğumun birinci etabı sona eriyor.

En lüks odalarında 3-4 saat dinleniyorum. Bu odanın akşama müşteri gelecekmiş:

Photobucket

Ayrıca 1 ve 2 kişilik odaların tamamı dolu. Böylece tek boş olan 7 yataklı oda bana tahsis ediliyor. Tepede güzel bir tesis:

Bunun yüzünden kaldığım süre boyunca motorla bir yere gidemedim:

Photobucket

Ertesi sabah hoşgeldin kahvaltısı hazırlıyor Dilara hanım:

Photobucket

Ayıca kirlileri makinede yıkayıp pantol ve gömleği ütüleyip ücret talep etmiyor. Yine ayrıca notbook’unu da kaldığım süre zarfında bana tahsis ediyor yine ücretsiz olarak. Klavye hem Rusca hem İngilizce. Wi-Fi zaten var ama süresi bitmiş KIS’den dolayı sadece  okumakla yetiniyorum.

Sonraki merkezdeki Hansaray denilen Cami’yi geziyorum, Mimar Sinan yapmış diyorlar, buraya turistlerin büyük ilgisi var:

Photobucket

Hafta sonu Kırımlı genç çiftler buraya gelip imam nikahı kıydırıyorlar. Turistlere poz verip alkışlar ve şarkılar eşliğinde uğurlanıyorlar:

Photobucket

Photobucket

Kırım evlerinden örnekler:

Photobucket

Photobucket

Sadrazam bile var yani:

Photobucket

İçerde birde sanat müzesi var:

Photobucket

Photobucket

Kırım yemekleri satan yerin reklamı:

Photobucket

Ben Otelin sahibinin abisinin işlettiği Musafir Cafe’yi tercih ettim. Fiyatı uygun geldi, manzarası da güzel. Osmanlı tarzı döşenmiş:

Photobucket

Şu görmüş olduğunuz kahvaltıdaki koca omlet, peynirli börek, ekmek ve demlik çay 50 Grivna. Yaklaşık 5,7 dolar. Arada gidip sadece çay içip oturmak da mümkün.

Photobucket

Demlik çay 8 grivna = 1 dolar. Kırımda dolar kuru biraz düşük.

Et şiş ve osmanlı salatası ile ekmek, sonradan istediğim demlik çay dahil yaklaşık 100 grivna = 11,4 Dolar.

Photobucket

Tamamı genç kız olan ve osmanlı tarzı giyinip başlarına yağlık takan garsonlara adisyonda zaten küçük bir garsoniye olmasına rağmen ayrıca verdiğim 10 grivna bahşiş onlarda  memnuniyet yaratıyordu. Burada Kredi Kartı geçiyor. Otel ücretini de günlük 15 dolar hesabıyla buraya kart ile ödedim.

Dilara hanımın kocası olan Rıza, Fransız çifti önce gezdirip sonra Simferepol Garına bırakacakmış, beni de Fransızlarla iletişimde yardımcı olarak davet ettiğinde geziye katıldım.

Önce Saky denilen yere gittik. Buranın havası ve denizden ayrılarak bir göl halini almış şifalı suyu nedeniyle tedavi merkezi imiş. Nitekim çok sayıda tedavi merkezleri ve tekerlekli sandalyede şifa aramaya gelmiş insanları gördük.

Suyun 1 litresinde 185 gr. tuz varmış:

Photobucket

Fransız çift ile:

Photobucket

Sonra Evpatorya liman kentine gidip orada bulunan külliyeyi gezdik. Burası eskiden kale şehirmiş ve düşman girerse yolunu şaşırarak bölünsün diyerek yolları son derece karmaşık yapılmış. Burada Cami, kilise ve sinagog bulunuyor. Biz Rıza ile birlikte yorgunluk kahvesi içerken Fransız çift Kiliseyi gezmiş, biz gidemedik.

Cami ve mimber, burayı da Mimar Sinan yapmış dediler:

Photobucket

Photobucket

Sinagog ve içi:

Photobucket

Photobucket

Çift ile Simfperefol garında vedalaşıp Bahçesaray’a geldiğimde ben de artık döneyim dedim. Baştaki planım geldiğim yoldan yani karadan geri dönmekti.
Ancak gerek köpeklerden yılgınlığımdan gerekse netten hava durumuna baktığımda Kafkasya ve Doğu karadenizin önümüzdeki günlerde yağmurlu olduğunu görünce vazgeçerek deniz yolunu araştırdım ve Evpatorya-Zonguldak güzergahına karar verdim. Ancak bu yolu seçtiğime ve karadan geri dönmediğime sonradan çok pişman oldum. Bu güzergahı önermiyorum.

Otelden ayrılıp Evpatorya limanına giriş yaptığımda akşam 20:00 olmuştu ve geminin 21:00’de araç alımına başlayıp 23:30’da hareket edeceği söylenmiş ve sitesinde de ilan edilmişti. Limanda alışveriş yapacak bir yer yok, dışarı çıkış da yasak artık. Gerçekten denilen saatte araç alımına başlandı ama 03:00’e kadar sürdü.En son benim motoru alıp bağladılar. Biz tam kalkacağız artık derken yükleme görevlisi “Biz de bilmiyorduk, son anda haber geldi 3 araç daha gelecekmiş artık sabaha kadar burdayız” deyince ümidi kesip yukarı çıktım.

Ertesi gün de çeşitli bahanelerle oyaladılar o gün de boş boş geçti. Artık gemiden dışarı da çıkamıyoruz. O gece de yattık. Sonraki sabah uyandığımda geminin hareket etmiş olduğunu gördüm. Araç almaya başladıktan tam 35 saat sonra hareket etmiş. Geminin son hızı 15 km/h imiş. Kağnı gibi gidiyor. Ayrıca ortada öyle sert dalga filan yok ama durduğum yerden gemiyle beraber bacaların bir sağa bir sola yatmasını endişeyle izledim, başım döndü:

Photobucket

Gemi aslen Tır taşımacılığı için dizayn edilmiş, bindikten 3-4 saat sonra yolcular sağolsun heryeri pislik götürmeye başladı.
Sıcak su olmasına rağmen duş bataryalarının spiral hortumları ve duş başlıkları yok, devamlı çalındığı için takmıyorlarmış.
Nihayet kalktıktan 27 sonra Zonguldak’a ulaşıp aşağıya indim:

Photobucket

Photobucket

Gemi bu. Zamanında lisansı iptal edilmiş bunun üzerine yan taraflarında aşağıya güya yalpalamayı dengelesin diye çıkmalar eklenmiş, son derece güvensiz bir gemi.

Yolculuk esnasında bir şöförle konuşmamızdan:
Şöför: İnşallah batar bu gemi de kurtuluruz!
Ben: Hacı gemi batarsa sizin tırlar ve benim motor ne olur dersin?
Ş: O zaman limanda batsın.
B: ?

Zonguldak’tan bir kare alıp hemen yola düştüm:

Photobucket

Photobucket

İstanbul-Ankara otobanına çıkıp devam ederek aynı gece 01:00 gibi evime varıp bu macerayı burada sağ salim tamamlamış oldum.

Sabrınız için teşekkür eder, herkese kazasız belasızlar sürüşler temenni ederim.

 
31 Yorum

Yazan: Eylül 18, 2012 in Genel

 

31 responses to “Motosikletle TR-Gürcistan-Rusya-Ukrayna

  1. Serkan

    Ağustos 12, 2014 at 23:52

    Öncelik ile uzun yolun verdiği heyecanı bize anlatırken de yaşattığınız için teşekkür ederim. Uzun yol her motorcunun hayalidir uzun zamandır bu rüzgar ı yaşadığımız için bizde iki arkadaş Kocaeli’ nden(İzmit) yola çıkarak Gürcistan’ a kadar gitme planı yapmış bulunuyoruz 21 Ağustos ta yola çıkarak programımızı yaptık fakat Gürcistan tarafına geçen arkadaşlarımızdan değişik değişik şeyler duymaktayız hırsızlığın çok olduğu ilk olarak Gürcistan tarafına geçildiğinde bir polis arabasının 10 dolar gibi rüşvet aldığı ve bu aldığı paraya göre motorunuzun çalınıp yada zarar görmediği anlatılıyor, bunun haricinde bir sorun olmadığını anlatıyorlar, bunun haricinde sizin yaptığınız programalarda yada yol durumunuzda yine ince ayrıntı bilmemiz gereken konu veya konular varsa sizi dinlemek isteriz….

     
    • motoseyyah

      Ağustos 13, 2014 at 22:11

      Sevgili Serkan motordaş, ben de teşekkür ederim öncelikle.

      Gürcistan’a girer girmez Polis’in motorculardan rüşvet aldığına dair bir olayı yaşamadım ve duymadım. Gürcü gümrük giriş çıkışları da gezdiğim yerler arasında en sorunsuz ve hızlı geçişler olmuştur.
      Tabi Tr plakalı arabalara Acaristan (Batum) özerk bölgesinde cezalar yazıldığını ben de okudum ama motosiklete tüm ülkelerde polisler toleranslı davranıyor ve yerel halk da elinden gelen yardımı esirgemiyor.

      Ben Gürcistan’ı 2008 yılından beri birer gece kalarak 4 defa boydan boya geçtim, yol kenarlarında çok sayıda mola verdim, yanımdan çok polis arabası geçti ve polisle hiç muhatap olmadım.

      Siz Gürcistanda gezeceksiniz anlaşılan, konaklayacağınız yerlerde motosikletlerinizi bırakacak güvenli park yerleri olmasına elbette dikkat edin, hırsızlık ülkemiz dahil her yerde var.
      İki kişi olmanız avantaj. Gündüz motorla gezerken mesela bir müzeye, bir parka nöbetleşe gidebilirsiniz.
      Ben tek olduğumdan tüm ülkelerde hep bu sıkıntıyı çekiyorum, motoru park edip o tür yerleri gezemiyorum.

      Kocaeli’nden en kısa yol vasıtasıyla Karadeniz otoyoluna çıkarsanız Sarp sınır kapısına kadar devam ediyor ve güzel yol. Tabi tam otoyol değil ve çok sayıda il, ilçe ve bunlara giriş çıkış var, yan yoldan yıldırım gibi çıkıp sizin yolu işgal etmeleri mümkün.

      Gürcü sürücüler de bizimkiler gibi, motosikletlere önem vermiyor ve onlara karşı geçiş üstünlüğü varmış gibi davranıyorlar, dikkatli olmak gerek. Genellikle tek yol olduğundan gündüz veya gece selektörü en çok kullandığım ülke Gürcistan oldu hep.

      Türkiyede artık tüm il ve ilçe giriş çıkışlarında motosikletleri de tesbit eden gece radarları olduğunu da unutmamak gerek.

      Şimdilik aklıma gelen bunlar, tekrar sormak istediğiniz bir konu olursa memnuniyetle cevaplarım.

      Motorunuza atlayın ve rüzgarın tadını çıkarın :)
      Tekeriniz hep düz bassın.

       
      • Serkan

        Ağustos 14, 2014 at 20:13

        Verdiğiniz bilgiler için çok çok teşekkür ederim özellik ile cevap verirken vermiş olduğunuz ilk kelime bizleri daha da çok onurlandırdı ” Sevgili Serkan motordaş ” tekrarrr teşekkür ederiz bizim gibi bu hobiyi yaşayan dostlarımıza … tekeriniz her zaman düz bassın .. :)

         
  2. İlker Altunsal

    Haziran 28, 2014 at 04:37

    Hocam ben gürcistana şimdide motorla gitmeyi düşünüyorum Gürcistana hemde trabzonda oturuyorum yakınım motor babamın üstüne arabayla gidiyorken arabanın üstüne olması gerek motordada öyle mi …

     
    • motoseyyah

      Temmuz 4, 2014 at 16:50

      Evet, motor’da da öyle.Bu konuda T.C. Dış İşleri bakanlığı açıklaması söyle:

      ” vatandaşlarımızın kendi adlarına kayıtlı olmayan bir araçla Gürcistan’a seyahat etmek istemeleri halinde, yanlarında araç sahibi tarafından verilmiş araç kullanma vekaletnamesini ve vekaletnamenin Gürcistan’ın ülkemizdeki dış temsilciliklerince onaylanmış İngilizce veya Gürcüce tercümesini bulundurmaları gerekecektir.”

      Özetle: Noterden Vekalet – Yeminli Tercümana çeviri – Gürcistan Konsolosluğundan onay.

       
  3. muhlis

    Haziran 4, 2014 at 13:12

    hacım niye oralarda çok kalmadın.hemen geldin.hayırlı uzun ömürler dilerim

     
    • motoseyyah

      Temmuz 4, 2014 at 16:52

      Teşekkür ederim, bilmukabele size de. Dönüş tarihim eylülün ortasıydı, artık oralarda kış başlamak üzereydi.

       
  4. akın

    Mayıs 24, 2014 at 00:41

    hocam saolasın bilgilerin için ama sanırım mailime gelmemiş.ben sizi eylül ayında tekrardan arayıp bilgi alıcam inşallh çıkmadan.

     
  5. akın

    Mayıs 18, 2014 at 12:56

    merhabalar hocam.gezi yazınızı defalarca okuyorum bıkmadan.deneyimlerinizi burada paylaşmanız ne güzel bir iş.ben antalyadan gürcistan oradanda rusyanın soçi limanına ve en son novorosisk limanına kadar varıp geri dönmeyi planlıyorum.gürcistan ve rusya sınır kapısı ybr 125 bir motor için hangi belgeleri istiyor.ve bizim için vize var mı sadece pasaport yeterli mi?

     
    • motoseyyah

      Mayıs 23, 2014 at 22:57

      Merhaba Şükrü bey kardeşim,
      Öncelikle güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Cevaplarım şu şekilde:
      1- Gürcistan ve Rusya için Vize gerekmiyor. Gürcistan girişini Pasaportla yapmak gerek. Bu giriş damgası olmadıkca Gürcistan’dan başka bir ülkeye (Rusya/Azerbaycan/Ermenistan) geçilemez.

      2- Gürcistan ve Rusya için motosiklet cinsine bakılmaksızın Türk ehliyet ve ruhsat yeterli.

      – Gürcistan giriş çıkış gümrüklerinde hiç bir sorun yok halihazırda ve lisan bigisine gerek yok.
      – Rusya sınırında (Gürcistan Kazbeg dağlarındaki kapı) 2012 yılında ben gittiğimde sorun yok idi

      Daha fazla bilgiyi e-mail adresine gönderdim.

       
      • Oktay

        Mayıs 24, 2014 at 14:30

        ben arabamla gürcistandan rusyaya,ordanda soçiye gidecem. herhangi bir tehlikesi var mı??

         
        • motoseyyah

          Mayıs 26, 2014 at 00:11

          YENİ EDİNDİĞİM ÖNEMLİ BİLGİLER:

          GÜRCİSTAN’a girişte bu yıl Mart ayında gürcüler aniden ilaç yasağı başlatıp 9 kişiyi tutuklayıp haklarında 1-7 yıl arası hapis istemiyle dava açmışlar. İlaç yasağı deyince bildiğimiz kişisel kullanım için olanlar hatta ağrı kesici, antibiyotik, soğuk algınlığı, grip, kalp, tansiyon ilaçları bile..
          Haber linki: http://www.haberler.com/gurcistan-daki-hastanede-yataga-kelepcelendi-5900759-haberi/

          24 Mayıs tarihli habere göre artık tutuklamayacaklarmış, yazılı değil sözlü! Link: http://www.7martgazetesi.net/gurcistan-hukumeti-hata-telafisinde/

          Batum konsolonosluğumuzda yeni bir açıklama yok, 7 Nisan tarihli mevcut duyuruya göre yanınızda ilaç bulunması sakıncalı olabilir:
          Link: http://www.batum.bk.mfa.gov.tr/ShowAnnouncement.aspx?ID=207248

          RUSYA: Üç günden fazla kalınacaksa dikkat edilmesi gereken önemli bir konu, muhakkak kalınan otellerden registration belgesi veya fatura alınması gerekiyor. Bazı polis noktalarında sorabiliyorlar.

          Kazbek sınır kapısından 1 km. kadar sonra bir dinlenme tesisinde Rusya için taşıt trafik sigortası yapılıyormuş, en az 15 gün 50 Dolar.

          Polis kontrol noktalarında ve yaya geçitlerinde yavaşlamak, hız sınırlarına uymak, yol boş olsa bile şerit içinde kalmakta fayda var.

          SONUÇ: Gürcistan girişindeki ilaç bulundurmak sakıncalı olabilir, onun haricinde bir tehlike olduğunu düşünmüyorum.
          Hatta Kafkaslardan sonra Doğu’ya dönünce yaz boyunca durmayan gök gürültülü sağanak yağmur ve ünlü Sibirya sivrisineklerinden çekinmesem bu yaz Baykal gölü yapardım, hem de tek kelime Rusca bilmeden :)

           
  6. turgay

    Mayıs 5, 2014 at 00:55

    gerçekten sizi kutluyorum güzel bir tur yapmışsınız görülecek yerleri görmüşsünüz herkese nasip olmaz

     
    • motoseyyah

      Mayıs 5, 2014 at 23:06

      Teşekkür ederim iyi dilekleriniz için.

       
  7. mehmet bilgin

    Şubat 23, 2014 at 23:32

    Merhabalar

    Sizin takip ettiğiniz bu rotayı 2 arkadaş bizde takip etmek istiyoruz.Haritada takip ettiğiniz rota sınır kapılarının olduğu rota sanırım.Benim asıl merak ettiğim sınır kapılarından sorunsuz geçmek.mehmetbilgins@gmail.com bu mail adresine numaranızı mesaj atarsanız bu konu hakkında sızınle bır gorusme yapmak ısterım

     
    • motoseyyah

      Mayıs 5, 2014 at 23:06

      Mail adresinize cevap gönderildi.

       
  8. Trainer

    Eylül 27, 2013 at 18:13

    Merhabalar efendim,

    Öncelikle yolculuğunuzu tebrik ederim. Benim de birkaç sorum olacak sizlere…

    Bayram haftasına girerken Pazar gününden ertesi cumartesi sabahına kadar vaktimiz var. Yani toplamda Tam 5 gün. Bu tarihler arasında Sizin bu yaptığınızı araç ile 4 kişi yapmaya karar verdik. Bu süreç için bu zaman dilimi bizlere yetermi bunu sormak istiyorum. Bunun yanında yalnızca 1 gün Ukrayna da kalmayı hedefliyoruz. Diğer bir soru Dönüşü KIRIM-ZONGULDAK mı yapalım yoksa süreci kısalmamız için herhangi alternatif başka bir istikamet öneriniz olur mu ? Seyahat amaçlarımızdan biriside bu üç ülkede ki yaşayış tarzını, kültürünü görmek ve yolculuk sürecinde farklı maceralar yaşamak… :)

    Saygılar Teşekkürler :)

     
    • motoseyyah

      Eylül 30, 2013 at 22:51

      Öncelikle çıkış noktanız Hopa sınır kapısına yakın olsa gerek yoksa 5 günde 3 bin km. yol gezip hem de o üç ülkenin kültürünü filan :) yaşamaya kalkarsanız bence o ülkelerin polisine de bunu izah etmeniz gerekebilir.

      Tesadüfler olmadıktan sonra şansınız zayıf.

      4 kişi olmanız size oralarda bir artı sağlamaz, daha da kötü olabilir.
      Üstelik artık oralarda mevsim kışa dönmek üzere.

      Dönüş için şansınız giderek azalıyor:
      Çünkü Karadeniz yolu Tır’lar için vardır.

      Onlar olmadıkca Sefer yoktur.

       
  9. Mesut

    Eylül 14, 2013 at 05:10

    Rusyadaji otellerde yada kaldığınız yerlerde ne kadar para harcadınız

     
    • motoseyyah

      Eylül 26, 2013 at 21:08

      Rusya’da 1 gün Otel ve 1 gün misafirlik olmak üzere 2 gün kaldım.
      Otel, yol üzeri 2.000 Ruble= 57 dolar idi.
      Yeme içme ise yine yol üzerinde çetele tutmaya değmeyecek kadar ucuz idi.
      Hatta bir keresinde kuyruk olan bir yerde istediğim böreğin cinsini anlatamayınca ücretsiz börek vermişti bayan görevli :)
      Benzin’i ise yazmıştım: 1.5 Tl / Lt.

      Rusya ve onun eski cumhuriyetlerinde pahalı olan sadece Otel fiyatlarıdır.

       
  10. Dr.Ahmet Emin Yıldız

    Temmuz 1, 2013 at 11:45

    Sayın Motoseyyah,
    Sizi tebrik ediyorum,ben de bir Karadeniz çevresi turu için fikir uçuşmaları yaparken bloğunuzu okudum,çok güzel yazmışsınız.Benim henüz olgunlaşmış bir planım yok,doğudan gidip batıdan mı geleyim,yoksa tersi mi daha uygun olur ?Bu arada tüm feribot güzergahlarını öğrenmeye çalışıyorum,sizin tavsiye etmediğiniz hattın dışında neler var,Batumdan soçi veya Kırıma feribot var mı?Gürcistanda sizin rotanın daha güneyinden kıyıdan gidilebilir mi,güvenli midir?Eğer vaktiniz olur cevap yazarsanız mutlu olurum.
    İyi şanslar.

     
    • motoseyyah

      Temmuz 24, 2013 at 15:02

      Selamlar sn. Dr.Ahmet Emin Yıldız,
      Kusuruma bakmayın mailinizi yeni gördüm, çünkü ben de kendi planıma dalmıştım: Motosikletle Baykal gölü düşüncesi için bir aydan fazladır her yarım saat başı Rusya hava durumunu izliyordum ama yağmurlar dinmedi halen güzergahta. Aslında problem yağmur değil ama 4-5 yıl kadar önce Ukrayna’dan girip Moskova üzerinden devamla Sibirya’yı boydan boya geçmeye çalışıp da Kafkasların biraz ötesinde kamyonların yola akıttıkları mazot nedeniyle yağmurda iyice kayganlaşan yolda devam edemeyip motorları Ufa şehrinde bırakıp Baykal’a Trenle devam eden prof. arkadaşın anlattıkları takılıyor aklıma.

      Sizin merak ettiğiniz konuları elimden geldiği kadar cevaplamaya çalışayım:

      – “Doğudan Batıya mı yoksa tersi mi daha uygun” sorusu bence tamamen sizin tercihinize, yaşadığınız yerin hangi sınır kapısına yakın olduğuna kalmış diye düşünüyorum.

      – UkrFerry ile Batum / Ilyichevsk (Ukrayna) arası Feribot seferleri var. Oradan Kırım’a geçilebilir.
      UkrFerry sefer tarihleri: http://www.ukrferry.com/eng/schedules/index.php
      Tarifeler: http://www.ukrferry.com/eng/tariffs/index.php

      – Gürcistan’da kıyıdan karayolu ile Soçi/Rusya’ya geçmek mümkün değil. Orada Abhazya özerk Cumhuriyeti var haritalarda Gürcistan sınırı içinde görünse de 2008 Gürcü-Rus savaşında Ahzabya Rusya’nın yanında yer aldı ve Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan etti. Aralarında husumet var.
      Yani, Gürcistan’dan Rusya’ya tek geçiş noktası benim de gittiğim Kazbek dağları üzerinden ki o kapı da Ermenistan’ın baskısıyla 2011 ortalarında açıldı.

      – Bir de şunu eklemeliyim ki, Rusca bilmiyorsanız yanınıza mutlaka Rusca/Latince harita alın. Bulamazsanız Google Map’ten bastırabilirsiniz. Ayrıca Rusca deyimler sözlüğü de işe çok yarıyacaktır.
      O sözlüğü ben de arıyorum ama 200 sayfadan az olanını henüz bulamadım.
      Aynı güzergahı Haziranda bir çift de yapmış, Çeçenistan ve Dağıstan’a da uğramışlar ama eşi Kırımlı olduğundan sanırım Rusca biliyordu: http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=97067.0

      Ahmet bey, aklıma gelenler şimdilik bunlar, merak ettikleriniz olursa elimden geldiği kadarıyla tekrar yardımcı olmaya çalışırım.
      Geç cevap için tekrar kusuruma bakmayın.
      Selam ve başarı dileklerimle

       
  11. Hasan

    Haziran 27, 2013 at 11:59

    Merhaba
    Öncelikle tebrik ederim süper gezi olmuş bikaç enteresen olay dışında. Abi kısmet olursa bende 18 ağustos ta gürcistan üzerinden dağistana gitmeyi düşünüyorum gürcistandan rusya ya gitmek istiyorum vladikavkaz üzerinden mahaçkaleye bu yol güvenli mi değilmi tereddütlerim var sizin için sıkıntı olmazsa telefon la görüşebiliriz

     
    • motoseyyah

      Temmuz 24, 2013 at 15:06

      Hasan Bey ile telefonla görüşüldü.
      Kendisine iyi yolculuklar dilerim.

       
  12. ümit

    Haziran 17, 2013 at 15:06

    Merhaba çok güzel bir gezi olmuş aynı güzergahı bende motorsikletimle gezmek istiyorum belki Rusyada başka şehirlere geçebilirim birde size birkaç sorum olacak cevaplayabilirseniz çok sevinirim
    1-bu gezide benzinde dahil toplam nekadar para harcadınız
    2-kırımdan sonra soçiye devam edip oradan vapurla dönmek mantıklı olurmu

     
    • motoseyyah

      Haziran 19, 2013 at 04:01

      Merhaba Ümit,

      1- Toplam 2.000 TL civarı harcamam oldu. Bu tutarın önemli kısmı yurt içi benzin harcamaları ve 350 USD olan Kırım-Zonguldak Feribot seferine aitti.

      2- Çıkış yerini yazmadığın için varsayımla cevap vereyim:
      “Kırımdan sonra Soçi’ye devam etmek” deyince sanki Bulgaristan-Romanya üzerinden gidecekmişsin gibi anlaşılabilir. Batı illerinden birinde oturuyorsan bu durumda elbette Soçi’den deniz yoluyla yurda
      dönmeyi tercih edebilirsin. Gerçi Soçi’den sonra fazla yol kalmıyor ve Karadeniz otoyolu da gayet güzel.

      Başka sormak istediklerin olursa elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırım.

      Aslında Gürcistan ve Ukrayna ve hatta İran’da bile olduğu gibi Rusya’da da Trafik yol levhalarında Latince’de yazsaydı hiç tereddüt etmeden tekrar gider ve 1 aylık süre’nin tamamını kullanırdım. Yoksa otel, yemek, döviz bürosu gibi günlük ihtiyaçlar işaret dili ile bir şekilde hallediliyor.

      Sana şimdiden iyi yolculuklar dilerim.

       
  13. hakkı

    Nisan 18, 2013 at 14:05

    slm bende gürcistana tek başıma motosikletimle gezi yapmayı düşünüyorum güvenlik nasıl halkın yaklaşımı nasıl yanıma neler almam gerekir saygılar

     
  14. furkan

    Şubat 21, 2013 at 01:18

    slm dostum gürcistandan sonra pasaport falan kullandın mı yoksa gürcistana girerken 1tlye aldığımız pasaportla mı ukraynaya kadar geçtin aynı istikameti bizde izlemeyi düşünüyoruzda sormak istedim bize haber verirsen seviniriz

     
    • motoseyyah

      Mart 6, 2013 at 03:29

      Merhaba, kusura bakmayın mesajınızı şimdi gördüm :)

      Türkiye’den Gürcistan’a geçişi kendi pasaportunuzla 15 TL harç ödeyerek yapmalısınız.

      1 TL ödeyerek kimlikle geçiş yapmak sadece Gürcistan içerisinde geçerlidir. Pasaportunuzda Gürcistan giriş ve çıkış damgaları bulunmayacağı için Rusya’ya ve dolayısıyla Ukrayna’ya geçemezsiniz.

      Bu durumda zaten Gürcistan çıkış gümrüğünden sizi Rusya tarafına bırakmayacaklardır.

      Gezinizi gerçekleştirdiğiniz zaman haberim olursa takip etmek isterim.
      Şimdiden iyi yolculuklar diliyorum, selamlar.

       
  15. aslan

    Aralık 30, 2012 at 03:03

    herkese nasip olmaz böyle maceralar.seçilmişsiniz bence

     
    • motoseyyah

      Mart 6, 2013 at 03:31

      Teşekkür ederim :)

      Dilerim size de nasip olur, selamlar.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: